16 Aralık 2009 Çarşamba

Ne Hikayeler Var...

kimbilir neler neler geçti başından
kimse böyle yalnız olamaz
anlat birer birer tut ellerimden
kimse böyle küskün olamaz

çizgi çizgi yüzünde
gölgeli gözlerinde
ağır sessizliğinde
neler neler var
ne hikayeler var


En baştan şunu söylemem gerek; bazı isimlerin bende bitmez kredileri vardır... Ne yaptıklarını görmeden de destek olur, yaptıkları iş hayalleri kadar büyük sonuçlar doğuramasa bile en iyiyi yaptıklarını düşünürüm. Şebnem Ferah'ın da benim için o isimlerden biri olduğunu daha önce senfonik albümünden bahsederken anlatmıştım.
İşte tam da bu sebeple, uzun zamandır ilk defa bir albümün piyasaya çıkmasını heyecanla bekledim.

Şebnem Ferah'ın Benim Adım Orman albümü bugün piyasaya çıktı. Albümü dinlemeden önce internet sitelerindeki yorumlara bakarken önyargıların insanlara neler kaybettirebileceğiyle bir kez daha yüzleşmiş oldum. Yorumların arasında son derece negatif eleştiriler vardı. Oysa albüm daha bugün piyasaya çıkmıştı, yani başka hiçbirşeyle uğraşmadan sadece albümü baştan sona dinleyenler bile tüm şarkıları en fazla üçer kez dinleyebilmişken yaftayı yapıştırabiliyorlardı. Kaldı ki, 4.5 yıl aradan sonra piyasaya çıkan, sadece kayıt aşaması bile 6 ay süren bir albümün şarkılarına dinledikçe alışabilecekleri öylesine aşikardı ki...
Albüm birkaç saattir elimde... Ve ben albümü henüz ikinci kez dinleyememişken bile ne kadar yanıldıklarını görebiliyorum. Tüm albümü ikinci kez dinleyemedim, çünkü 3. şarkı "Yalnız"ı geçip diğerlerine devam edemedim henüz.

Eleştirilerin sebebini anlamak güç değil; Benim Adım Orman albümünde ilk bakışta biraz yorgunluk, biraz bezginlik, biraz hayal kırıklığı, biraz da vazgeçmiş bir hava seziliyor. Ancak yaşama en büyük tutunuş aslında zayıflıklarımızla en çok yüzleşebildiğimiz, onları en cesurca ifade edebildiğimiz zamanlar ortaya çıkmıyor mu? Bence Şebnem'in yaptığı tam olarak bu, ve bu albüm bu yüzden yine çok iş yapacak.

Ve dahası, kimileri asla onun kadar cesur olamayacakları için onu bu kadar acımasız eleştirmeye devam edecekler.
Şebnem de aşina olduğumuz en basit kelimelerle yaşamın en ağır yaralarına dokunmaya devam edecek:

uzaklara dalıp gitme
gözlerin de dolmasın
kimse böyle yalnız olmasın

7 yorum:

baracuda dedi ki...

Yalnız demek istedin herhalde; 3. şarkının adı yalan değil, Yalnız...

Selim Karakaya dedi ki...

Dalgınlık sanırım, düzelttim. Teşekkürler baracuda:)

JTB (JourneyToBlue) dedi ki...

selimcim albümü dün akşam ders çıkışı aldım.
dinledim.
yalnız'ın önce sözlerine takıldım.. bir daha dinledim.. bu defa sözlerini okuyarak elimdeki albümden..
..
dedim ki "birlikte yazmışız gibi"..
"ben yazsam, onun kadar yazamasam da anca bunlara yakın bir şeyler çıkabilirdi" dedim..
dedim de dedim:)

"sil baştan"ın yanında iyi gidiyor "yalnız"

konsere birlikte gidelim.

Selim Karakaya dedi ki...

Dilaracım Yalnız'dan yola çıkabilsek daha "ateşe yakın" var, "bazı aşklar" var...
konserde söylenecek çok şarkı var, hazırlan:)

JTB (JourneyToBlue) dedi ki...

tamamdır patron:)

bu arada "eski"nin akustik versiyonu da süper..

Selena dedi ki...

SSsSsssssssssSSSSSSssSSssssSSSsSsSS..... anladın sen onu:)

Selim Karakaya dedi ki...

Anlamadım yahu!!!:((
Valla bak ciddiyim...

Yorum Gönder