27 Mayıs 2009 Çarşamba

Yalçın Ergir

"Geceyarısı Öyküleri"nin alt başlığı "Her küçük iz, büyük bir öyküdür aslında..."nın bir anlamda çıkış noktasıdır Yalçın Ergir. Çünkü beni hayatım boyunca en çok etkileyen sözlerden birinin sahibidir:
"İnsanın vücuduna toplu iğne batsa izi kalır, ve senin göremiyor olman orada iz olmadığı anlamına gelmez!..."
Ve işte onu neden bu kadar çok sevdiğimizin kanıtı:

http://www.ergir.com/2009/konuk.htm

Bir davet ancak bu kadar şık, bu kadar zarif kabul edilebilirdi...

12 Mayıs 2009 Salı

Radyo Yayıncılığı

Mesela ölmek üzere olan babası için bir şarkı dinlemek istiyordu bir kız. DJ'ine söylüyordu "Babam duymayacak şarkıyı, çünkü haftalardır komada. Ama bu şarkıyı çok sever. Ben kulağımla dinlersem, belki o da ruhuyla dinler."
DJ diyordu ki kıza, "Haydi gülümse... Sen gülümsersen belki o da gülümser."

Nuriye Akman (Sabah, 26 Eylül 1998)

Aradan 10 yıldan fazla geçti, hala o hikayeyi hatırladığımda ürperiyorum.

Nuriye Akman'ın o zamanlar köşesinde yazarak tarihe not düştüğü bu sahne, aslında neden radyo yayıncılığından hiçbir şekilde kopamayacağımın belgesidir.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Yasaklar

Bu güzel ülke şimdiye kadar hiç kimseden ve hiç birşeyden çekmedi, anlamsız yasaklardan çektiği kadar.

Biz, yaşı artık otuzların üzerine çıkanlar, Tunalı Hilmi caddesindeki pasajların alt katlarından kaçak Levis'lar giydik, asker tanıdıkların sayesinde yurda gelebilen video cihazlarından film seyrettik, arkadaşlarımızın bavullarının kenarlarına sıkıştırdıkları kasetler sayesinde orjinal albümler dinledik, bazı masum romanları birileri birden rahatsız oldu diye üstüste yığılıp yakılmadan okuyabilmeye gayret ettik büyürken...

Şimdilerde konuşulması bile garip görünen şeyler bunlar, çünkü artık o kitaplar best-seller, pantalonlar vitrinlerde indirimde, kasetler mp3'e dönüşüp herkesin kulaklarında dans ediyor...
Eski yasaklar yalan oluyor, ama yerleri hemen doluyor. Youtube hala yasaklı malum. Her ne kadar tünelleri kullansak, ya da basit programlar indirerek yasaksız gibi kullanmaya devam edebilsek de, tekrar hatırlatıyorum, Youtube hala kapalı. Youtube, Wordpress, Blogger, GoogleGroups gibi çok kullanılan sitelerin başına gelen kapatma mavzuu şimdi de Dailymotion.com için geçerli. Ortaya sunulan gerekçeler haklı gibi görünüyor başlangıçta, ancak sorun şu ki; bu mecra, yani internet bu tür yasaklamalarla kontrol altına alınamaz, alınamayacak. Bu iş böyle çözümlenecekse, ancak internetin tamamen yasaklanmasıyla huzura erebilecek herkes.

İşin daha ilginç tarafı ise güzel ülkemde yaşamın hepimize öğrettiği en ilgi çekici özelliğin bu konuda da üzerimize yapışması. Buna da alıştık. Neye alışmıyoruz ki zaten.

Bu konuyu kapatırken çok keyif alarak takip ettiğim elmaaltshift sitesinden bir alıntı yapıyorum, zira çok açık bir örnek var orada: Facebook kapatılıncaya kadar bu olayın ciddiyetinin hiçbirimiz farkına varmayacağız, ama emin olun bir gün Facebook da kapatılacak! Çünkü diğerlerinde gördüğümüz ve yasaklanmalarına sebep olan herşey Facebook'ta da fazlasıyla var, beklenen tek şey birinin şikayet etmesi. Evet, işte bu kadar basit...
Bakın http://www.elmaaltshift.com/ adresinde Fırat Yıldız ne demiş:

Daha ne kadar susacaksınız? Facebook’ta 10 milyon kişi var, feysbukunuz kapatılınca, fotoğraflarınızı gösteremediğiniz zaman, birbirinize videolar atamadığınız zaman mı tepki göstermeye başlayacaksınız?? İnternetiniz elden gidiyor, artık uyanın arkadaşlar!!!

TRT Ankara Radyosundayız

Bir süredir bazı yeni projeler üzerine kafa yormaktayız. Bu yüzden biraz sessiz kaldım.
Bugün itibariyle TRT'nin yeni radyosu yayın hayatına başladı. Bir "talk radio" olarak planlanan radyo neredeyse hiç müzik çalmayacak ve Ankara'nın kent radyosu olarak yayın yapacak.
O radyoda Cuma günleri 20:00-22:00 arasında canım dostum Banu Tarancı'yla beraber haftayı değerlendireceğimiz bir program yapmaya başlıyoruz.

Yıllarını birçok değişik kademede radyo yayıncılığına vermiş biri olarak çok heyecanlı bir ekiple ama bazı ciddi zorluklarla yayına başlayan bir radyo olduğunu açıkça söyleyebilirim. Önemli bir boşluğu doldurmayı hedefleyen bu radyo, doğru kararlarla birkaç ay içinde çok başarılı bir projeye dönüşebilir, ama bu benim işim değil. Biz Banu'yla yapacağımız programdan keyif almaya ve dinleyenlere keyif vermeye çalışacağız. TRT şartları elverdiğince, ve heyecanımız yerinde olduğunca oradayız.

Ankara'da 105.6 frekansından, internette http://www.trt.net.tr/Canli/anasayfa.aspx?kanal=KENT&slv=0 adresinden dinleyebilirsiniz.